noun

crust

kabuk

He always cuts the crusts off his bread.

Her zaman ekmeğinin kabuklarını keser.

The pie had a golden, flaky crust.

Turtanın altın rengi, pul pul bir kabuğu vardı.

The Earth's crust is its outer layer.

Yerkabuğu, dünyanın dış katmanıdır.

((bir şeyin crust'ı)) bir şeyin dış katmanı He always cuts the crusts off his bread.

((bir + sıfat + crust)) bir turtanın hamurunu tanımlar The pie had a golden, flaky crust.

((Dünya'nın crust'ı)) gezegenin dış katmanı The Earth's crust is its outer layer.

Synonyms: shell, rind, covering, layer

Latince 'crusta' (kabuk, dış kabuk) kelimesinden gelir.

Bir pizzanın veya turtanın 'kabuğunu' düşünün - sert, pişmiş dış kenarı. Temel anlamı budur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.