noun

crying

ağlama, ağlayış

I could hear crying from the next room.

Yan odadan ağlama sesi duyabiliyordum.

It's no use crying over spilt milk.

Dökülen sütün arkasından ağlamanın faydası yok.

ağlama Yan odadan ağlama sesi duyabiliyordum.

Eş anlamlılar: weeping, sobbing, wailing

Eski Fransızca 'crier' (bağırmak) kelimesinden gelen 'to cry' fiilinden türemiştir.

Bir bebeğin çıkardığı sesi hayal edin. 'Crying' kelimesi eylemin kendisi gibi ses çıkarır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.