verb

crystallize

kristalleşmek, kristalize etmek, somutlaşmak

The salt in the water began to crystallize.

Sudaki tuz kristalleşmeye başladı.

Our thoughts began to crystallize into a plan.

Düşüncelerimiz bir plana dönüşmeye başladı.

((sth.)) kristalleşmek Tuz kristalleşmeye başladı.

((sth.)) ((into sth.)) haline gelmek Düşüncelerimiz bir plana dönüştü.

Synonyms: katılaşmak, oluşmak, şekil almak, somutlaşmak

Latince 'crystallus' (buz, kristal) kelimesine fiil yapan '-ize' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir sıvının 'kristale' dönüştüğünü hayal edin. Bu, hem fiziksel anlamı hem de fikirlerin net bir şekil alması gibi mecazi anlamı hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.