noun

cub

yavru, acemi

We saw a bear and her two cubs.

Bir ayı ve iki yavrusunu gördük.

He was a cub reporter at the local newspaper.

Yerel gazetede acemi bir muhabirdi.

My son is a Cub Scout.

Oğlum bir Yavrukurt.

bir ((hayvan)) yavrusu bir hayvanın yavrusu Bir aslan yavrusu gördük.

acemi bir ((meslek)) bir meslekte stajyer O, acemi bir muhabir.

Synonyms: yavru, acemi, çaylak

Kelimenin kökeni belirsizdir, ancak muhtemelen 'küp' (cube) ile ilgisi yoktur.

Sevimli ama sakar bir ayı 'yavrusu' (cub) düşünün. Bu gençlik ve deneyimsizlik imajı, 'acemi muhabir' (cub reporter) için de geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.