noun

cucumber

salatalık, hıyar

I'll have a cucumber sandwich, please.

Bir salatalıklı sandviç alabilir miyim, lütfen.

She put slices of cucumber on her eyes.

Gözlerine salatalık dilimleri koydu.

((isim)) sulu etli, uzun, yeşil kabuklu bir meyve. I'll have a cucumber sandwich, please.

Eş anlamlılar: (sebzeler) kabak, kornişon

Eski Fransızca 'cocombre' kelimesinden gelir, o da Latince 'cucumis'ten gelmiştir.

Çok sakin anlamına gelen 'cool as a cucumber' (salatalık gibi serin) deyimini hatırlayın. Sakin bir şekilde salatalık yiyen birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.