verb

curb

dizginlemek, frenlemek, kontrol altına almak

You must learn to curb your temper.

Öfkeni dizginlemeyi öğrenmelisin.

The government is trying to curb inflation.

Hükümet enflasyonu dizginlemeye çalışıyor.

((bir şeyi)) dizginlemek Hükümet enflasyonu dizginlemeye çalışıyor.

Eş anlamlılar: restrain, control, check; Zıt anlamlılar: encourage, release

Latince 'curvare' (bükmek) kelimesinden gelir. 'Dizginlemek' anlamı, bir atın gemindeki 'gem zinciri'nden türemiştir.

Bir atı durdurmak veya yavaşlatmak için gemindeki 'curb' zincirini çektiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.