noun

curiosity

merak, tuhaflık, nadir eser

Children have a natural curiosity about the world.

Çocukların dünyaya karşı doğal bir merakı vardır.

His collection was full of strange curiosities.

Koleksiyonu tuhaf, nadir eserlerle doluydu.

((curiosity)) ((about sth.)) (bir şeye) karşı merak Çocukların dünyaya karşı doğal bir merakı vardır.

Synonyms: inquisitiveness (araştırmacılık), interest (ilgi); Antonyms: indifference (ilgisizlik), apathy (kayıtsızlık)

Latince 'cūriōsus' (dikkatli, meraklı) kelimesinden, o da 'cūra' (ilgi, özen) kelimesinden gelir. '-ity' eki isim yapar.

'Merak kediyi öldürür' (Curiosity killed the cat) sözünü düşünün. Bu sözdeki 'merak' kelimesi 'curiosity' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.