noun

currant

kuş üzümü, frenk üzümü

I added some currants to the cake mix.

Kek karışımına biraz kuş üzümü ekledim.

Blackcurrant jam is my favourite.

Siyah frenk üzümü reçeli benim favorim.

((bir/birkaç)) kuş üzümü küçük bir kuru üzüm veya dutsu meyve türü. She put some currants in the scone.

Eş anlamlılar: raisin (kuru üzüm), sultana (sultani üzüm)

Eski Fransızca 'raisin de Corinthe' yani 'Korint üzümü' kelimesinden gelir.

Bu kuru üzümlerle yapılan küçük bir kek olan 'currant bun' düşünün. 'current' (akım) ile karıştırmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.