noun

curve

eğri, viraj, kavis

The road has a sharp curve ahead.

Yolun ilerisinde keskin bir viraj var.

She has a beautiful curve to her smile.

Gülümsemesinde güzel bir kavis var.

The path curves to the left.

Patika sola doğru kıvrılıyor.

((sth.)) içinde ((bir)) viraj bir şeydeki bir viraj The road has a sharp curve ahead.

Eş anlamlılar: bend, arc, bow; Zıt anlamlılar: straight line

Latince 'eğri, bükük' anlamına gelen 'curvus' kelimesinden gelir.

Pistte keskin bir virajı dönen bir yarış arabası sürücüsünü düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.