noun

custom

gelenek, adet, gümrük

It is a local custom to eat fish on Fridays.

Cuma günleri balık yemek yerel bir adettir.

He gave the shop his custom for many years.

Uzun yıllar boyunca dükkanın müşterisi oldu.

You have to go through customs at the airport.

Havaalanında gümrükten geçmek zorundasınız.

bir gelenek ((bir şey yapmak)) geleneksel bir davranış şekli Noel'de hediye vermek bir gelenektir.

gümrük sınırda çantalarınızın kontrol edildiği yer Havaalanında gümrükten geçtik.

Eş anlamlılar: tradition (gelenek), practice (uygulama), habit (alışkanlık), convention (görenek)

Eski Fransızca 'costume' kelimesinden, Latince 'consuetudo' (alışkanlık, kullanım, uygulama) kelimesinden gelir.

Bir 'customer' (müşteri), belirli bir dükkandan bir şeyler satın alma 'custom'ını (adetini) takip eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.