adjective

customary

alışılmış, geleneksel, adet olan

It is customary to leave a tip.

Bahşiş bırakmak adettendir.

She gave her customary smile.

Alışılmış gülümsemesini sergiledi.

adettir ((bir şey yapmak)) yapılması olağan veya geleneksel olan şeydir Biriyle tanıştığınızda el sıkışmak adettendir.

customary + isim olağan veya normal Şöminenin yanındaki her zamanki sandalyesine oturdu.

Eş anlamlılar: usual (olağan), traditional (geleneksel), conventional (konvansiyonel); Zıt anlamlılar: unusual (olağandışı), unconventional (geleneklere aykırı)

'custom' (adet) isminden ve '-ary' sıfat ekinden türetilmiştir.

Eğer bir şey bir 'custom' (adet) ise, onu yapmak 'customary'dir (adettendir).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.