noun

customs

gümrük

You have to go through customs at the airport.

Havaalanında gümrükten geçmek zorundasınız.

He declared the goods to customs.

Malları gümrüğe beyan etti.

((gümrükten geçmek)) denetim noktasından geçmek You have to go through customs at the airport.

((gümrükte)) gümrük idaresinde We waited for an hour at customs.

duty, tax, tariff

'Custom' (gelenek, adet) kelimesinden gelir, bu da alışkanlık olarak ödenen vergilere veya geçiş ücretlerine uzanmıştır.

Bir ülkeye girerken mallar için vergi ödeme 'geleneğini' (custom) düşünün. Gümrük bunun yapıldığı yerdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.