verb

cut

kesmek, azaltmak, yaralamak

Be careful when you cut the paper.

Kağıdı keserken dikkatli ol.

The company cut 100 jobs.

Şirket 100 kişiyi işten çıkardı.

He cut his finger on the glass.

Parmağını camla kesti.

((sth.)) (bir şeyi) kesmek She cut the cake into eight pieces.

((sth.)) ((by amount)) (bir şeyi) (bir miktar) azaltmak We need to cut costs by 10%.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) yaralamak I cut my hand while cooking.

slice, chop, reduce; Zıt anlamlılar: join, increase

Eski İngilizce 'cyttan' kelimesinden gelir, kökeni bilinmemektedir.

Makasın 'kıt' diye ses çıkararak kesmesini hayal edin. Fiilin geçmiş zaman hali değişmez (cut, cut, cut).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.