adjective

daily

günlük

Brushing your teeth is a daily habit.

Diş fırçalamak günlük bir alışkanlıktır.

She goes for a walk daily.

Her gün yürüyüşe çıkar.

He buys the daily on his way to work.

İşe giderken günlük gazeteyi alır.

((~ + isim)) her gün olan veya yapılan. Brushing your teeth is a daily habit.

((fiil + ~)) her gün. She goes for a walk daily.

((the ~)) günlük gazete. He buys the daily on his way to work.

Eşanlamlılar: her günkü, düzenli; Zıt anlamlılar: haftalık, aylık, yıllık

Eski İngilizce 'dæglīc' kelimesinden, 'dæg' (gün) + '-līc' (-ly, gibi) ekinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'gün gibi'dir.

İçinde 'day' (gün) kelimesi var. Her gün yaptığınız bir şey 'daily' (günlük) bir aktivitedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.