adjective

damaged

hasarlı, bozuk, zarar görmüş

The car was badly damaged in the accident.

Araba kazada ağır hasar gördü.

He sold the damaged goods at a lower price.

Hasarlı malları daha düşük bir fiyata sattı.

hasarlı bir ((isim)) hasarlı bir araba

Eş anlamlılar: broken, faulty, impaired; Zıt anlamlılar: intact, perfect, undamaged

'to damage' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır ve sıfat olarak kullanılır.

'Hasar' (damage) görmüş bir şey 'hasarlıdır' (damaged). '-ed' eki genellikle geçmiş bir durumu belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.