adjective

ageless

yaşlanmayan, zamansız, ebedi

She has an ageless beauty.

Yaşlanmayan bir güzelliği var.

This classic film has an ageless appeal.

Bu klasik filmin zamansız bir çekiciliği var.

ageless ((isim)) bir isimden önce zamansız veya yaşlanma belirtisi göstermeyen anlamında kullanılır. She has an ageless beauty.

Eş anlamlılar: timeless, eternal, perennial; Zıt anlamlılar: dated, temporary, old

'age' (yaş) isminden ve 'olmadan, -siz' anlamına gelen '-less' ekinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla 'yaşsız'.

Kelimenin tam anlamıyla düşünün: 'age' + 'less' = daha az yaş veya yaşsız. Yaşlanmıyor gibi görünen bir şey.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.