adjective

dated

modası geçmiş, eski

His clothes look very dated.

Kıyafetleri çok demode görünüyor.

That's a rather dated point of view.

Bu oldukça eski bir bakış açısı.

((~)) modası geçmiş His ideas seem a bit dated now.

((bir ~ şey)) modası geçmiş bir şey It's a dated film, but still good.

Eş anlamlılar: eski moda, modası geçmiş; Zıt anlamlılar: modern, güncel

'to date' fiilinin geçmiş zaman ortacı, sıfat olarak kullanılır. Üzerinde artık geçmişte kalmış belirli bir 'tarih' vardır.

Üzerinde çok eski bir 'tarih' damgası olan bir şey hayal edin, bu onu 'modası geçmiş' veya eski yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.