verb

daunt

gözünü korkutmak, yıldırmak

The scale of the project might daunt you.

Projenin ölçeği gözünüzü korkutabilir.

She was not daunted by the challenge.

Bu zorluk onu yıldırmadı.

((sb.)) (birinin) gözünü korkutmak. Projenin ölçeği gözünüzü korkutabilir.

Eş anlamlılar: intimidate, discourage; Zıt anlamlılar: encourage, hearten

Eski Fransızca 'donter' (evcilleştirmek) kelimesinden, o da Latince 'domitare' (evcilleştirmek) kelimesinden gelir.

Bir görevin sizi 'durdurduğunu' düşünün, çünkü çok korkutucu. 'Daunt' sizi durdurur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.