noun

daybreak

şafak, tan ağarması

We must leave at daybreak.

Şafakta yola çıkmalıyız.

The birds start singing before daybreak.

Kuşlar şafaktan önce ötmeye başlar.

at daybreak şafakta We must leave at daybreak.

before/after daybreak şafaktan önce/sonra The birds start singing before daybreak.

Eş anlamlılar: dawn, sunrise; Zıt anlamlılar: dusk (alacakaranlık), sunset (günbatımı)

'Day' (gün) ve 'break' (kırmak) kelimelerinin birleşimi. Gecenin karanlığının 'kırılıp' günün içeri girdiği anı ifade eder.

Güneşin ilk ışığının ufku 'yardığını' (breaking) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.