verb

daydream

hayal kurmak, dalgınlaşmak, gündüz düşü görmek

Stop daydreaming and focus on your work.

Hayal kurmayı bırak ve işine odaklan.

He daydreamed about being a famous actor.

Ünlü bir aktör olmayı hayal etti.

((about sth./sb.)) (bir şey/biri hakkında) hayal kurmak Ünlü bir aktör olmayı hayal etti.

Eş anlamlılar: fantasise, imagine, muse

'day' (gün) + 'dream' (rüya) kelimelerinden, kelimenin tam anlamıyla gün içinde uyanıkken görülen bir rüya.

Güneşli bir günde pencereden dışarı bakıp tatlı bir rüyaya daldığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.