dazzling
Çeviri
göz kamaştırıcı, büyüleyici, çarpıcı
Örnekler
The sun was dazzling.
Güneş göz kamaştırıcıydı.
She gave a dazzling performance.
Göz kamaştırıcı bir performans sergiledi.
Dilbilgisi Kalıpları
((a dazzling sth.)) çok parlak veya etkileyici (bir şey) Göz kamaştırıcı bir elbise giymişti. She wore a dazzling dress.
((biri/bir şey dazzling)) (biri/bir şey) çok parlak veya etkileyici Tepeden manzara göz kamaştırıcıydı. The view from the top was dazzling.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Orta İngilizce'de 'sersemlemek' anlamına gelen 'dasen' kelimesinden türeyen 'dazzle' (göz kamaştırmak) fiilinden gelir. '-le' eki tekrarlanan bir eylemi belirtir.
Hafıza İpuçları
Gözlerinizi 'dazzle' eden (kamaştıran) ve sizi biraz 'dazed' (sersemlemiş) hissettiren parlak bir elmas hayal edin.