deal
Çeviri
ilgilenmek, başa çıkmak, dağıtmak, ticaret yapmak
Örnekler
I will deal with this problem tomorrow.
Bu sorunla yarın ilgileneceğim.
It's your turn to deal the cards.
Kartları dağıtma sırası sende.
The company deals in rare books.
Şirket nadir kitap alım satımı yapıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((deal)) ((with sth.)) (-ile) ilgilenmek I will deal with this problem tomorrow.
((deal)) ((sth.)) (bir şeyi) dağıtmak It's your turn to deal the cards.
((deal)) ((in sth.)) (-in) ticaretini yapmak The company deals in rare books.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'bölmek, dağıtmak' anlamına gelen 'dǣlan' kelimesinden türemiştir. Almanca 'Teil' (parça) ile ilgilidir.
Hafıza İpuçları
Bir oyunda kart 'dağıtmayı' (dealing) düşünün. Bu, size verilen bir durum veya sorunla 'ilgilenmeye' (dealing with) kadar uzanır.