noun

dealer

satıcı, bayi, tüccar, dağıtıcı

He is a well-known art dealer.

O, tanınmış bir sanat simsarıdır.

It's your turn to be the dealer.

Dağıtıcı olma sırası sende.

a dealer in ((sth.)) (...nın) satıcısı He is a dealer in antique furniture.

Synonyms: trader, merchant, seller

'to deal' (ticaret yapmak, dağıtmak) fiilinden ve kişi belirten '-er' ekinden türemiştir.

'deal-er', bir şeylerin 'deal'ini (anlaşmasını) yapan kişidir. Araba satıcısı (car dealer) gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.