noun

dealing

iş, muamele, ilişki, davranış

He is known for his fair dealing in business.

İş hayatında adil muamelesiyle tanınır.

The film is about illegal drug dealing.

Film yasadışı uyuşturucu ticareti hakkında.

((adjective)) dealing (sıfat) muamele The company is known for its honest dealing.

dealings with ((sb./sth.)) (...ile) ilişkiler I have had no dealings with that company.

Synonyms: trade, business, transactions, relations

'to deal' fiilinin ulaç (-ing eki almış) halidir.

İş yapma veya etkileşimde bulunma eylemini ifade eder. Genellikle çoğul olarak 'dealings' şeklinde kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.