noun

debris

enkaz, döküntü, moloz

The beach was covered in debris from the storm.

Sahil, fırtınadan kalan enkazla kaplıydı.

Rescue workers searched through the debris.

Kurtarma ekipleri enkazın arasında arama yaptı.

debris ((from sth.)) (bir şeyden kalan) enkaz, döküntü The beach was covered in debris from the storm.

Eş anlamlılar: rubble, wreckage, ruins, remains, fragments

Fransızca 'débris' kelimesinden, Eski Fransızca 'debriser' ('parçalamak') kelimesinden, 'de-' (aşağı) + 'briser' (kırmak) kelimelerinden türemiştir.

Bir binanın 'DE-BRICKED' (tuğlalarının söküldüğünü) hayal edin - sonuç enkazdır (debris). 's' harfi okunmaz, 'deb-ri' diye telaffuz edilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.