noun

deceleration

yavaşlama, hız kesme

The pilot began the deceleration of the aircraft.

Pilot uçağın yavaşlamasına başladı.

There has been a deceleration in economic growth.

Ekonomik büyümede bir yavaşlama oldu.

((of sth.)) (bir şeyin) yavaşlaması. The deceleration of the car was sudden.

((in sth.)) (bir şeyde) yavaşlama. We saw a deceleration in sales.

Eş anlamlılar: slowing (yavaşlama), braking (frenleme), retardation (gecikme); Zıt anlamlılar: acceleration (hızlanma), speeding up (hızlanma)

'de-' (karşıtı) öneki + 'celerate' (Latince 'celer' 'hızlı' kelimesinden) + '-ion' (isim eki). Kelimenin tam anlamıyla, hızlanmanın tersi.

'de-' ekini 'decrease' (azalma) gibi düşünün. Yavaşlama, hızda bir azalmadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.