decency
Çeviri
terbiye, edep, nezaket, saygınlık
Örnekler
He had the decency to apologise.
Özür dileme nezaketini gösterdi.
She was shocked by the lack of decency.
Terbiyesizlik karşısında şok oldu.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi yapma nezaketini göstermek)) bir şeyi yapmak için gereken saygıyı veya nezaketi göstermek Özür dileme nezaketini gösterdi.
((terbiye eksikliği)) kibar veya ahlaki olarak kabul edilebilir olmama durumu Terbiyesizlik karşısında şok oldu.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'decere' (uygun olmak) kelimesinden, 'decens' (uygun, münasip) aracılığıyla türemiştir. '-cy' eki soyut bir isim oluşturur.
Hafıza İpuçları
Bunu 'decent' (düzgün) bir insanın sahip olduğu bir nitelik olarak düşünün. Birisi düzgünse, terbiye (decency) gösterir.