adjective

decisive

kararlı, kesin, belirleyici

She is a very decisive leader.

O çok kararlı bir lider.

That was the decisive goal in the match.

Maçtaki belirleyici gol buydu.

We must take decisive action.

Kararlı bir şekilde harekete geçmeliyiz.

belirleyici bir ((isim)) sonuç niteliğinde bir isim. Savaş, belirleyici bir zaferdi.

kararlı olmak hızlı karar verebilmek. Bu işte kararlı olman gerekiyor.

Eş anlamlılar: resolute, determined, conclusive; Zıt anlamlılar: indecisive, hesitant

'decision' kelimesinin sıfat hali. '-ive' eki '...doğasına sahip' anlamına gelir. Yani, 'karar verme doğasına sahip'.

Kararlı (decisive) bir kişi, kararlar (decisions) vermede iyidir. '-ive' eki genellikle bir sıfatı belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.