deem
Çeviri
saymak, addetmek, görmek
Örnekler
They deemed it necessary to act quickly.
Hızlı hareket etmeyi gerekli gördüler.
The event was deemed a great success.
Etkinlik büyük bir başarı olarak kabul edildi.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) ((adjective/noun)) (bir şeyi) (... olarak) saymak The plan was deemed a failure.
((it)) ((adjective)) ((to-inf)) (bir şey yapmayı) (... olarak) görmek We deem it appropriate to wait.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'yargılamak, mahkum etmek' anlamına gelen 'deman' kelimesinden gelir. 'doom' (kıyamet, kötü kader) kelimesiyle ilgilidir.
Hafıza İpuçları
'dream' (rüya) gibi ses çıkarır, ancak bir rüyada değil, gerçekte doğru olduğunu 'saydığınız' veya yargıladığınız şeyle ilgilidir.