verb

deep-fry

bol yağda kızartmak

Let's deep-fry some chips.

Hadi biraz patates kızartalım.

You need a lot of oil to deep-fry food.

Yiyecekleri bol yağda kızartmak için çok yağa ihtiyacın var.

((bir şeyi)) bol yağda kızartmak Tavuğu bol yağda kızarttı.

Synonyms: fry

'deep' (çok yağda) ve 'fry' (kızartmak) kelimelerinin birleşimi.

Yiyeceklerin 'derin' bir yağ havuzuna tamamen batırılarak kızartıldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.