verb

deepen

derinleştirmek, derinleşmek, yoğunlaşmak

They deepened the harbour for large ships.

Büyük gemiler için limanı derinleştirdiler.

His voice deepened with age.

Sesi yaşla birlikte derinleşti.

The crisis deepened overnight.

Kriz bir gecede derinleşti.

((bir şeyi)) derinleştirmek Anlayışımızı derinleştirmemiz gerekiyor.

((...)) derinleşmek Gizem sadece derinleşti.

Synonyms: intensify, strengthen; Antonyms: lessen, weaken

'deep' sıfatına 'derinleştirmek' anlamına gelen '-en' fiil ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

'-en' eki genellikle bir sıfatı fiile dönüştürür (ör. wide -> widen, short -> shorten).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.