adverb

deeply

derinden

He was deeply in love.

Derinden aşıktı.

She was deeply hurt by his words.

Sözleri onu derinden yaraladı.

Breathe deeply.

Derin nefes al.

((deeply)) ((sıfat)) derinden ~ Bu konuda derinden endişeliyim.

((fiil)) ((deeply)) derinden ~ Hepimiz çevreyi derinden önemsiyoruz.

Eş anlamlılar: profoundly, intensely; Zıt anlamlılar: superficially

'deep' sıfatına zarf eki '-ly' eklenmesiyle oluşmuştur.

Bu, 'deep' kelimesinin zarf halidir. Bir eylem 'derin' (deep) ise, 'derinden' (deeply) yapılır. Örneğin, 'derin düşünmek' 'think deeply' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.