adjective

aggressive

agresif, saldırgan, girişken

He has a very aggressive style of playing.

Çok agresif bir oyun tarzı var.

She is an aggressive salesperson.

O, agresif bir satış elemanıdır.

The company launched an aggressive marketing campaign.

Şirket, agresif bir pazarlama kampanyası başlattı.

((agresif)) ((...ya/ye karşı)) başka bir kişiye karşı öfkeli ve şiddet içeren şekilde davranmak Sarhoşken agresifleşir.

((agresif)) ((...da/de)) kazanmaya veya başarmaya kararlı Takım agresif bir oyun oynadı.

Eş anlamlılar: hostile, belligerent, assertive, pushy; Zıt anlamlılar: passive, peaceful, calm

Latince 'saldırmak' anlamına gelen 'aggredi'den türeyen 'aggressivus'tan gelir. 'ad-' (yönelme) + 'gradi' (adım atmak). '-ive' eki bir eğilim veya nitelik belirtir.

Negatif (düşmanca) veya pozitif (iddialı, kararlı) olabilir. Bağlam önemlidir. 'Agresif bir satıcı' iyidir, 'agresif bir köpek' kötüdür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.