noun

defendant

davalı, sanık

The defendant pleaded not guilty to the charges.

Sanık, suçlamalara karşı suçsuz olduğunu savundu.

All defendants are presumed innocent until proven guilty.

Tüm sanıklar, suçluluğu kanıtlanana kadar masum kabul edilir.

((the)) defendant mahkemede bir suçla itham edilen kişi The defendant pleaded not guilty to the charges.

Eş anlamlılar: the accused, respondent; Zıt anlamlılar: plaintiff, claimant, prosecutor

'Defend' fiilinden gelir. '-ant' eki bir eylemi gerçekleştiren kişiyi belirtir, bu durumda mahkemede kendini 'savunan' kişidir.

Bir davada kendini 'savunmak' (defend) zorunda olan kişi 'defendant' (davalı/sanık) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.