noun

deficiency

eksiklik, yetersizlik, kusur

A vitamin C deficiency can cause illness.

C vitamini eksikliği hastalığa neden olabilir.

The report highlighted deficiencies in the system.

Rapor, sistemdeki eksiklikleri vurguladı.

((bir şey)) eksikliği a deficiency of ((sth.)) Demir eksikliği var.

((bir şeyde)) eksiklik a deficiency in ((sth.)) Güvenlik önlemlerinde bir eksiklik var.

Synonyms: shortage, lack, inadequacy; Antonyms: surplus, abundance

Latince 'eksik olmak' anlamına gelen 'deficere'den gelir, 'de-' (uzak) + 'facere' (yapmak/etmek). 'Eksik kalma' anlamına gelir.

Bir şeyin 'verimsiz' (de-efficient) olduğunu düşünün – bir şey eksik olduğu için düzgün çalışmıyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.