noun

deficit

bütçe açığı, eksiklik

The government is facing a huge budget deficit.

Hükümet büyük bir bütçe açığıyla karşı karşıya.

There is a deficit of skilled workers in the industry.

Sektörde vasıflı işçi açığı var.

bütçe/ticaret açığı belirli bir finansal açık türü Ülkenin büyük bir ticaret açığı var.

((bir şey)) açığı bir şeyin eksikliği Takımın tecrübeli oyuncu açığı var.

Synonyms: shortfall, shortage, loss; Antonyms: surplus, profit

Latince 'eksik' anlamına gelen 'deficit'ten gelir, 'deficere' (başarısız olmak, eksik olmak) fiilinden. 'Deficiency' ile aynı kökten gelir.

Genellikle finansta kullanılır. 'de-' (aşağı) + 'fit' (facere'den, yapmak) -> yapılan miktar aşağıda, bu da zarara yol açıyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.