verb

defraud

dolandırmak, sahtekarlık yapmak

He was accused of defrauding the company of millions.

Şirketi milyonlarca dolandırmakla suçlandı.

They defrauded investors out of their life savings.

Yatırımcıları dolandırarak hayat boyu birikimlerini aldılar.

((sb.)) of ((sth.)) (birinden) hileyle (bir şeyi) yasa dışı olarak elde etmek Şirketi milyonlarca dolandırmakla suçlandı.

Eş anlamlılar: swindle, cheat, deceive; Zıt anlamlılar: be honest, treat fairly

Latince 'de-' (tamamen) + 'fraudare' (aldatmak) kelimelerinden gelir.

'Fraud' (dolandırıcılık) kelimesiyle bağdaştırın. 'Defraud' birine karşı dolandırıcılık yapmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.