verb

defy

meydan okumak, karşı gelmek, hiçe saymak

She defied her parents and left home.

Ailesine karşı geldi ve evden ayrıldı.

The view from the top defies description.

Tepeden manzara tanım kabul etmez.

((sb./sth.)) (birine/bir şeye) karşı gelmek Ailesine karşı geldi ve evden ayrıldı.

((sth.)) (bir şeyi) imkansız kılmak Tepeden manzara tanım kabul etmez.

Eş anlamlılar: resist, challenge; Zıt anlamlılar: obey, surrender

Eski Fransızca 'desfier' (inancı reddetmek) kelimesinden, 'des-' (uzak) + 'fier' (güvenmek).

Türkçedeki 'defol' kelimesini düşünün. Bir otoriteye karşı gelerek onu 'def etmek' gibi bir anlam çağrışımı yapabilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.