aggrieve
Çeviri
üzmek, gücendirmek, haksızlık etmek
Örnekler
He felt aggrieved by the court's decision.
Mahkemenin kararı yüzünden kendini haksızlığa uğramış hissetti.
The new policy aggrieved many employees.
Yeni politika birçok çalışanı üzdü.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb.)) (birini) üzmek, gücendirmek Yeni politika birçok çalışanı üzdü.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: üzmek, haksızlık etmek, eziyet etmek; Zıt anlamlılar: memnun etmek, sevindirmek, yatıştırmak
Etimoloji
Eski Fransızca 'agrever' (daha ağır yapmak) kelimesinden, Latince 'aggravare' (ad- 'yönelme' + gravis 'ağır') kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Birine 'grief' (keder) eklediğinizi düşünün. 'Keder eklemek' 'aggrieve' demektir.