adjective

delectable

nefis, leziz, enfes

The chef prepared a delectable meal.

Şef nefis bir yemek hazırladı.

We spent a delectable afternoon by the river.

Nehir kenarında keyifli bir öğleden sonra geçirdik.

((bir şey)) delectable (bir şey) nefis veya enfes The cake was delectable.

Eş anlamlılar: delicious, delightful, scrumptious; Zıt anlamlılar: unpleasant, distasteful

Latince 'delectare' (zevk vermek) kelimesinden gelir, 'de-' (yoğunluk) + 'lacere' (cezbetmek, ayartmak) köklerinden.

'Delight' (zevk) ve 'able' (yapabilen) kelimelerini düşünün. Duyularınıza 'zevk verebilen' bir şey delectable'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.