noun

deliverer

teslimatçı, kurye, dağıtıcı

The deliverer left the parcel by the door.

Teslimatçı paketi kapının yanına bıraktı.

the ((deliverer)) of sth. Bir şeyi teslim eden kişiyi belirtir. He is the deliverer of good news.

Synonyms: courier, messenger, postman

'Deliver' (teslim etmek) fiiline, eylemi yapan kişiyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

'-er' eki genellikle 'bir şeyi yapan kişi' anlamına gelir. 'Teacher' öğretir, 'deliverer' teslim eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.