adjective

aglow

parlayan, ışıldayan, kıpkırmızı

Her face was aglow with happiness.

Yüzü mutlulukla parlıyordu.

The city was aglow with lights.

Şehir ışıklarla parlıyordu.

((be)) aglow ((with sth.)) (...ile) parlamak Her face was aglow with happiness.

Eş anlamlılar: radiant, luminous, shining

'a-' (bir durumda olma) öneki ve 'glow' (parlamak) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'parlama durumunda' demektir.

Tamamen parlayan veya ışıldayan bir şeyi hatırlamak için 'all glow' (tümüyle parlıyor) gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.