verb

depress

moralini bozmak, bastırmak, düşürmek

This rainy weather always depresses me.

Bu yağmurlu hava her zaman moralimi bozar.

Depress the clutch pedal fully before changing gear.

Vites değiştirmeden önce debriyaj pedalına tam basın.

High interest rates can depress the housing market.

Yüksek faiz oranları konut piyasasını durgunlaştırabilir.

((birini)) moralini bozmak Kötü haber herkesin moralini bozdu.

((bir şeye)) basmak Başlatmak için düğmeye basın.

((bir şeyi)) düşürmek Yeni vergi satışları düşürdü.

Eş anlamlılar: sadden, press, lower; Zıt anlamlılar: cheer, raise

Latince 'de-' (aşağı) + 'premere' (bastırmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'aşağı bastırmak'.

Bir şeye bastırdığınızı hayal edin - bu bir düğme, birinin morali veya ekonomi olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.