noun

depression

depresyon, bunalım, ekonomik kriz, çöküntü

He suffers from clinical depression.

Klinik depresyonu var.

The country was in a deep economic depression.

Ülke derin bir ekonomik buhran içindeydi.

There is a depression in the road surface.

Yol yüzeyinde bir çöküntü var.

to suffer from depression depresyonda olmak Kışın birçok insan depresyona girer.

an economic depression ekonomik buhran Büyük Buhran 1929'da başladı.

Eş anlamlılar: sadness, despair, recession, slump; Zıt anlamlılar: happiness, boom, elation

'depress' (baskılamak) ve isim yapan '-ion' ekinden oluşur. 'Depress' Latince 'deprimere' (aşağı bastırmak) kelimesinden gelir.

Bunu ruh halinin, ekonominin veya fiziksel bir yüzeyin 'aşağı bastırılması' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.