adjective

derelict

terk edilmiş, metruk, bakımsız, ihmalkâr

The old factory is now derelict.

Eski fabrika şimdi metruk halde.

He was derelict in his duties.

Görevlerini ihmal etmişti.

((bir)) derelict ((isim)) terk edilmiş bir (isim) The old factory is now derelict.

derelict in ((one's)) duties görevlerinde ihmalkâr olmak He was derelict in his duties.

Eş anlamlılar: terk edilmiş, ihmal edilmiş; Zıt anlamlılar: bakımlı

Latince 'de-' (tamamen) + 'relinquere' (geride bırakmak) kelimelerinden gelir.

Tamamen (de-) geride bırakılmış (relinquere) bir 'kalıntı' (relic) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.