noun

agonist

agonist, savunucu, baş kahraman

This drug is a dopamine agonist.

Bu ilaç bir dopamin agonistidir.

He was a key agonist for the new policy.

Yeni politikanın kilit savunucusuydu.

bir ((reseptör tipi)) agonisti vücutta bir tepki üreten bir kimyasal. This drug is a dopamine agonist.

bir ((bir şey)) agonisti bir fikri veya davayı destekleyen bir kişi. He was a key agonist for the new policy.

Eş anlamlılar (savunucu): advocate, champion, supporter; Zıt anlamlılar: antagonist, opponent

Yunanca 'yarışmacı, şampiyon' anlamına gelen 'agōnistēs' kelimesinden gelir. 'agōn' (yarışma) ile ilgilidir.

Bir 'agonist', bir dava için 'mücadele' (agony) içinde olan kişidir. Tıpta, bir eyleme neden olan bir maddedir. Zıttı 'antagonist'tir (anti- = karşı).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.