adjective

deserved

hak edilmiş

It was a well-deserved victory.

Bu, hak edilmiş bir zaferdi.

She received a much-deserved promotion.

Çok hak edilmiş bir terfi aldı.

((as an adjective before a noun)) hak edilmiş It was a well-deserved rest.

Synonyms: merited, earned, justified; Antonyms: undeserved, unmerited

'to deserve' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır, Latince 'iyi hizmet etmek' anlamına gelen 'deservire'den gelir.

İyi bir davranıştan sonra gelen 'hak edilmiş' ('deserved') bir ödülü, yemekten sonra gelen 'tatlı' ('dessert') gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.