adverb

desperately

umutsuzca, çaresizce, son derece

He was desperately trying to stay afloat.

Umutsuzca suyun yüzeyinde kalmaya çalışıyordu.

She desperately wanted a new bike.

Yeni bir bisikleti aşırı derecede istiyordu.

bir fiili niteler ((bir şeyi)) umutsuzca yapmak Umutsuzca biraz paraya ihtiyacı vardı.

Eş anlamlılar: frantically, hopelessly, extremely; Zıt anlamlılar: calmly, hopefully

Latince 'de-' (uzak) + 'sperare' (ummak) kelimelerinden gelir. '-ly' eki onu bir zarf yapar.

Umutsuz, 'desperate' bir şekilde hareket eden birini düşünün. Genellikle büyük bir aciliyet veya ihtiyaç anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.