adjective

detailed

detaylı, ayrıntılı

She gave a detailed description of the event.

Olayın detaylı bir tanımını yaptı.

We need a more detailed analysis.

Daha detaylı bir analize ihtiyacımız var.

((detaylı bir isim)) detaylarla dolu bir isim Detaylı bir rapor yazdı.

((detaylı olmak)) çok sayıda detay içermek Talimatlar çok detaylıydı.

Eş anlamlılar: kapsamlı, ayrıntılı, spesifik; Zıt anlamlılar: genel, belirsiz, yüzeysel

'Detaylandırmak' anlamına gelen 'to detail' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacı. 'Detaylarla donatılmış' anlamına gelir.

Bir şey 'detaylarla' (details) dolu olduğunda 'detaylıdır' (detailed). '-ed' eki bu niteliği kazandığını gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.