verb

determine

belirlemek, saptamak, kararlaştırmak

We must determine the best course of action.

En iyi eylem planını belirlemeliyiz.

Police are trying to determine the cause of the accident.

Polis kazanın nedenini belirlemeye çalışıyor.

Your health can determine your future.

Sağlığınız geleceğinizi belirleyebilir.

((bir şeyi)) belirlemek (bir şeyi) tam olarak keşfetmek veya saptamak Can you determine the age of this building?

((ne/nereye/nasıl vb.)) belirlemek ne, nereye, nasıl vb. olduğunu keşfetmek veya saptamak We need to determine where the problem is.

Eş anlamlılar: decide, establish, ascertain, influence

Latince 'determinare' (sınırlamak, belirlemek) kelimesinden gelir, 'de-' (tamamen) + 'terminare' (sınırlamak) köklerinden oluşur.

Bir şeyi 'determine' etmek, onun 'terminus'unu veya bitiş noktasını belirlemektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.